İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal’in (İUB-DE) Arjantin seksiyonu Sosyalist Sol’un (Izquierda Socialista) gençlik örgütü (Juventud de Izquierda Socialista) tarafından geniş katılımlı ulusal bir buluşma düzenlendi. Milei hükümetine karşı mücadele, Filistin seferberliği, kapitalizmden kopuş ve mücadele yollarının ele alındığı toplantıda İDP Gençliği de söz aldı. Ayrıca toplantıya davetli olarak İspanya’dan Enternasyonal Mücadele (Lucha Internacionalista) ve Brezilya’dan Sosyalist İşçi Akımı (Corrente Socialista dos Trabalhadores) üyeleri de katıldı. İDP Gençliği adına söz alan Elif Bozkurt ve Enes Karakaş etkinliği selamlayan bir konuşma gerçekleştirdi. İlgili konuşmanın metnini okurlarımızla paylaşıyoruz:
Merhaba yoldaşlar, İşçi Demokrasisi Partisi Gençliği adına hepinizi en içten devrimci duygularla, saygı ve sevgiyle selamlıyoruz. Sosyalist Sol Gençliğinin Ulusal Toplantısı’nın başarılı bir şekilde geçmesini diliyoruz.
Değerli yoldaşlar, içinde bulunduğumuz emperyalist çağ, kapitalizmin çürüdüğü ve sürekli şekilde krizlere saplandığı bir çağdır. Bu çağın karakteri, üretici güçlerin ilerleyişini imkânsız hâle getirmiştir. Dolayısıyla emperyalizmin varlık koşulu, üretici güçlerin iki temel unsuru olan insanlığı ve doğayı tahrip etmektir.
2008 krizinden hâlâ çıkamayan burjuva hükümetler, büyük burjuvazinin çıkarları doğrultusunda dünyanın dört bir yanında kemer sıkma programları uygulamaya çalışıyor. Bu programların etkisiyle üniversitelerimiz her geçen gün daha fazla kapitalistlerin hizmetine açılıyor ve kamu bütçeleri kesintiye uğruyor. Milei ya da Erdoğan’ın programları kendilerine has değildir. Bu programların çok önemli bir ortak özelliği vardır: Ekonomik krizin faturasını emekçi halka ve onların çocukları olan gençliğe ödetmek!
Bu yıkım programlarını uygulamak için dünya ölçeğinde Bonapartlar açığa çıkıyor. Türkiye’de Erdoğan, ABD’de Trump, Fransa’da Macron, Hindistan’da Modi, Rusya’da Putin, Arjantin’de Milei… Hepsi emekçi halklara karşı ekonomik yıkım dayatıyor.
Emperyalist kapitalizm işçi sınıfına sömürü ve baskı dayatırken, diğer yandan işgal, ilhak ve sömürgeleştirme tehdidini yükseltiyor. Ukrayna’daki Rus işgali ve Gazze’de iki yılı aşkın süredir devam eden soykırım, bu yönelişin en önemli örnekleri arasında. Trump’ın Gazze’yi yeniden sömürgeleştirme planı, emperyalizmin pervasızlığının en büyük göstergelerinden biridir.
Bütün bunlar karşısında dünya emekçileri seferber olmaya devam ediyor. Emekçi halklar burjuvazinin ekonomik ve ekolojik yıkım politikalarını reddediyor. Bu yıl Bangladeş’ten Sırbistan’a, Nepal’den Türkiye’ye kadar birçok ülkede kitlesel seferberlikler gerçekleşti. Demokratik taleplerle gelişen bu seferberliklerin birçoğunda gençlik önemli roller oynadı. Bu kahramanca ve fedakârca seferberliklerin bir kısmı hükümetleri deviriyor, bir kısmı ise saldırı planlarının geri çekilmesini sağlıyor; fakat emperyalizmden ve kapitalizmden kopuş gerçekleşmiyor. Yoldaş Troçki’nin söylediği bunalım her seferberlikte tekrar ediyor: İnsanlığın bunalımı, proletaryanın devrimci önderlik krizine indirgenmiş vaziyettedir.
Bu noktada bize, yani İşçilerin Uluslararası Birliği–Dördüncü Enternasyonal’in militanı olan gençlere ve öğrencilere düşen görev, bu önderliği gençlik saflarında inşa etmektir.
Bu hedef doğrultusunda Filistin seferberliğinin özel bir yeri bulunmaktadır. Dünya sınıf mücadelesinin merkezinde yer alan Filistin, başta emperyalist metropoller olmak üzere dünya gençliğini seferber ediyor. ABD’de başlayan kampüs intifadası, bildiğiniz üzere birçok ülkeye sıçramıştı.
İDP Gençliği olarak biz de ülkemizde bu seferberliğin parçası olmaya gayret ettik. Çünkü Türkiye hükümeti, Filistin’le sahte dayanışma gösterileri düzenlerken bir yandan soykırımcı İsrail ile ticari ve diplomatik ilişkilerini sürdürüyor. Ülkemizde bulunan NATO üsleri, İsrail’e istihbarat sağlamaya devam ediyor. Brezilya’da Lula’nın, İspanya’da Pedro Sánchez hükümetinin de benzeri iki yüzlü politikalar sürdürdüğünü biliyoruz. Dolayısıyla bulunduğumuz okullarda korsan devletle hükümetlerimizin ilişkilerinin kesilmesi talebini yükseltmeye devam etmeliyiz.
Yine dünya partimizin de içinde yer aldığı Küresel Sumud Filosu gibi kampanyalar, bizlerin kullanabileceği taktikler arasında sayılabilir. Bu kampanyanın yarattığı atmosfer sonucunda kahraman İtalyan işçi sınıfının düzenlediği genel grevin oldukça kıymetli bir deneyim olduğunu düşünüyoruz. İtalya’daki genel grevin inşasında militan liman işçileriyle kol kola mücadele eden gençlik sektörü bizlere umut veren gelişmelerden biridir.
İDP Gençliği olarak Erdoğan rejiminin ekonomik saldırılarına ve antidemokratik politikalarına karşı mücadele ediyoruz. Milyonlarca insanın yoksulluğa sürüklendiği Türkiye’de emekçiler lehine bir ekonomi programını savunuyoruz.
Tek Adam rejiminin otoriter politikalarına karşı bütün toplumsal kesimlerle dayanışma içindeyiz. Bu otoriter rejimden kurtulmak için bütün emekçilerin birlikteliğini savunuyoruz. Burjuva restorasyon programları karşısında birleşik işçi cephesi taktiğini savunuyoruz. Bunun için gençler olarak Türkiye’de bir “Emek İttifakı”nın inşa edilmesine destek oluyoruz.
Rejimin kadın düşmanı politikalarına karşı kadınların ve lgbti+’ların yaşam hakkı için mücadele ediyoruz. Ataerkil sömürü ve şiddete karşı bütün ezilen kesimlerin yanındayız!
Öğrencilerin yaşadığı barınma ve beslenme gibi temel sorunlara karşı mücadele ediyoruz. Türkiye gençliğinin yaşadığı gündelik ve acil sorunlara Geçiş Programı mantığıyla çözümler üretmeye ve bu anlayışı gençlik sektörü içerisinde hâkim kılmaya çalışıyoruz. Bu sebeple okullarımızda işçi ve öğrencilerin denetimini savunuyoruz. Bu talebin hayata geçmesi için de önemli bir araç olarak gördüğümüz Öğrenci Temsilcileri Konseylerini okullarımızda, üniversite gençliğinin sendikası görevini üstlenecek bir öz örgüt olarak inşa etmeye çalışıyoruz.
Devrimci partimizin inşasının ancak kitle seferberlikleri içinde gerçekleşeceğini biliyoruz. Bu yüzden İDP Gençliği olarak bütün yoldaşlarımızla birlikte kitle seferberliklerinin içinde yer alıyor, onlara politikamızla müdahale ediyoruz.
Emperyalizme karşı gençliği Filistin mücadelesine katmaya çalışıyoruz. Dünya çapındaki militarizme ve emperyalist yayılmacılığa karşı enternasyonalizm bayrağını yükseltiyoruz.
Öğrenci gençlik içerisinde mücadele ederken öğrenci hareketini işçi sınıfı mücadelesine davet ediyoruz. Öğrenci gençlik içerisinde işçi sınıfından yana devrimci bir mevzi inşa ediyoruz.
Toplumsal sorunların, sermayenin hizmetindeki üniversitelerde çözülemeyeceğini biliyoruz. Buna karşı, kapılarını işçi sınıfının çocuklarına açan, bilimi insanlığın ortak çıkarları için üreten ve her insanın faydalanabileceği Özgür Emekçiler Üniversitesi için mücadele etmeliyiz.
Değerli yoldaşlar, birbirimizi hiç görmesek, aynı dilleri konuşmasak da aynı programı taşıma iddiasında olmak bizleri yoldaş yapıyor. İsimleri farklı olsa da aynı anlayışa karşı savaşıyor ve işçi sınıfının devrimci önderliğini yaratmaya çalışıyoruz. Gençlik saflarında yalıtık kalan mücadeleleri birleştirmek ve kapitalist hükümetlere karşı seferberlikleri tartışmak üzere düzenlediğiniz bu toplantının başarılı bir şekilde tamamlanmasını dileriz.
En içten devrimci sevgi ve selamlarımızla.






















