Fotoğrafçılık, dizi sektörü ve pek çok alanda patlak veren ifşa dalgası üniversiteleri de etkilemiş durumda. Üniversitelerdeki kadın ve LGBTİ+lar da maruz kaldıkları taciz ve şiddete karşı seslerini birbirleriyle girdikleri dayanışma içerisinde yükseltiyorlar. 

Kampüslerimizin de patriyarkadan azade olmadığı gerçeği kimi zaman kulüplerdeki bir öğrencinin kimi zaman da dersini aldığımız bir akademisyenin uyguladığı taciz ve şiddetle suratımıza çarpıyor. Sosyal çevremizden dışlanmak, akademik hayatımızın tehlikeye girmesi veya cinsel kimliğimizin açığa çıkarılması gibi tehditlerle bir şiddet kapanına sıkıştırılıyoruz. Ülkenin her yerinde olduğu gibi okullarımızda da yürütülen cezasızlık politikaları ve hâli hazırda bulunan Cinsel Tacizi Önleme Kurulu (CİTÖK) gibi mekanizmaların işlevsizleştirilmesi bizleri mücadelemizde tek başımıza bırakıyor. 

Buna karşılık faili ifşa etme ve alanlardan uzaklaştırma gibi feminist yöntemler elimizde kalan tek araç oluyor. Ancak mücadelemiz bu yöntemlerle sınırlı değil, bütün dayanışmamıza rağmen etkin CİTÖK talebimiz şiddetsiz kampüsler adına tüm yakıcılığını korumaya devam etmekte. İşten çıkarma gibi uygulamalarla CİTÖK’leri sistematik bir biçimde baltalayan ve her fırsatta kadın düşmanı söylemlerle failleri aklayan kayyumlarla da, onların gölgelerinden cesaret bulan faillerle de mücadelemizi sürdürüyor, bütün kurtulanlarla dayanışarak bir kere daha tekrarlıyoruz: Etkin CİTÖK, hemen şimdi!

Önceki İçerikZırhlı Tren’in Sözü: Tek adam rejimi öğrencilere mücadeleden başka seçenek bırakmıyor
Sonraki İçerikZırhlı Tren’in sözü: Okullar açılırken Tek Adam rejimine karşı mücadeleyi büyütelim