Home Manset YURTLARDA DEĞİŞEN İKLİM VE ARTAN BASKI

YURTLARDA DEĞİŞEN İKLİM VE ARTAN BASKI

Boğaziçi yurtlarında genel bir değişimden, özellikle kuralların daha katı uygulanmasından söz etmek mümkün. Ancak bu katı uygulamaların giderek bir “hastalığa” dönüştüğü bir noktaya gelmiş bulunuyoruz.

“ÖĞRENCİ YANLISI YURT YÖNETİMİNDEN ESER KALMADI”

Geçen sene eski yurdumuzda, bir öğrenci devamsızlık hakkını üç gün aşsa bile hemen uyarı almazdı. En fazla, inisiyatifin öğrenciye bırakıldığı ve devamsızlığın sildirilmesine yönelik bir dilekçe süreci işletilirdi. Öğrencinin bir yetişkin olduğu unutulmamalıdır; İstanbul’un yoğunluğu ve hareketliliği içinde, bir öğrencinin saat 23.59’dan önce yurda giriş yapmasını beklemek her zaman gerçekçi değildir. Bu nedenle öğrenciye müsamaha gösterilmesi uygun görülmüştü. Ancak şu an, devamsızlık hakkı bir gün bile aşılsa, öğrenci son derece sert bir dille yazılmış bir ikaz e-postasıyla karşılaşıyor. Bu e-postada, konu hakkında müdürle görüşülmediği takdirde öğrencinin yurttan çıkarılacağı belirtiliyor.

“YURT ODA KONTROLÜ MÜDÜRE DEVREDİLDİ”

Oda kontrolü görevi esasen hizmetlilere aittir ve bu, temel mantığa uygun bir uygulamadır. Ancak Üçüncü Kuzey Erkek Yurdu’nda farklı bir yol izleniyor; müdür odaları bizzat geziyor. İdari işlerden sorumlu bir yöneticinin, hizmetliler yerine şahsen öğrencinin özel alanına düzenli olarak müdahale etmesi, bu yurtta öğrenci mahremiyetine ne kadar önem verildiğinin bir göstergesi olsa gerek. Örneğin, bir öğrenci ortak kullandıkları ocağın yeri hakkında bizzat müdürden ikaz e-postası almıştır. Oda kontrolleri müdüre değil, hizmetli veya sürveyana bırakılmalıdır.

“ÖĞRENCİLERİN KARGOLARI YERLERE ATILIYOR”

Müdürün kurallar konusundaki tutumu nedeniyle, öğrencilerin kargolarının yurda girmesi engellenmiş ve kargoların yere bırakılması tercih edilmiştir. Bu durum, öğrencilerin özel eşyalarının ortada kalmasına ve zarar görmesine yol açtığı gibi, genel olarak öğrenciye reva görülen insanlık dışı yaklaşımı da kanıtlar niteliktedir.

“YEMEK SİPARİŞLERİNİN BIRAKILABİLECEĞİ BİR YER YOK”

Kredi kartıyla, ödemesi halihazırda yapılmış bir yemek siparişi verdiğinizi düşünün. Akla ve mantığa uygun bir yurt yönetimi olsaydı, kuryelerin paketleri bırakabileceği bir alan bulunurdu; ancak böyle bir alan yok. Sonuç olarak öğrenciler, kurye geldiği anda orada bulunup siparişi bizzat teslim almak zorunda kalıyor. Bu durum hem kuryeleri hem de öğrencileri zor durumda bırakmaktadır. Oysa paketlerin bırakılabileceği bir yer olması her iki taraf için de çok daha iyi olacakken, bize reva görülen uygulama budur.

YURTLARDA SERMAYE İŞGALİ

Garanti Bankası “istilası” halihazırda kötü bir durumdayken; afişler, çarklar ve paneller her yerde bunaltıcı bir şekilde varlık gösteriyor. Üçüncü Kuzey de bundan nasibini almış durumda; nitekim bir öğrenci yurdun kapısının önünü bu halde bulmuştu.

BİRİNCİ KUZEY YURDUNDA VE KUZEY KÜTÜPHANE’DE SU BASKINI

Öbür yurtlarda da hal pek iç açıcı değil. Öncelikle üçüncü kuzey yurdundaki kurallar konusundaki tutum değişikliğinin öbür yurtlarda da görüldüğü aşikar. Bunun üstüne kaldığın yurtta ve çalıştığın kütüphanede olan su baskınları öğrencinin hiçe sayıldığının bir göstergesi olsa gerek.

BİR KIYAS NOKTASI OLARAK GEÇEN SENEKİ THEODORUS HALL

Bahsedilen bu sorunların yaşanmadığı bir yurtta kalmak her öğrencinin hakkıdır. Öğrenciye, halihazırda yoğun olan hayatının üzerine, böyle gereksiz sebeplerle ek yük bindirilmemelidir. Örnek olarak geçen seneki Theodorus Hall’a bakabiliriz. Kargolar içeri alınır, yemek siparişleri güvenli bir yere bırakılır, her yerden sermaye reklamları fışkırmaz, devamsızlığa gerekli müsamaha gösterilirdi ve genel olarak öğrenci yanlısı bir tutum hakimdi. Ne yazık ki bu konfor artık öğrencilerin elinden alınmış durumda.

-Boğaziçi Üniversitesi 3. Kuzey Yurdundan Bir Öğrenci