Okur mektubu: özel sektörde öğretmenlik

Merhabalar, yeni mezun bir İngilizce öğretmeni olarak özel sektörde çalışmaya başladığımdan beri, eğitim emekçilerinin yaşadığı koşulları çok daha yakından görüyorum. Öğretmenliğin diğer meslekler gibi, idealist bir yaklaşımla yapılması beklenen bir meslek gibi görünse de, özel sektörün dinamikleri içinde çoğu zaman bu durumu sağlayanamıyor. Özel sektörde patron–çalışan ilişkileri çoğu zaman tek yönlü işliyor. Kurum sahipleri, öğretmenleri bir eğitmen ve bir insan olarak görmekten çok, sadece bir “eleman” olarak görüyor. Bir de üstüne kurum sahiplerinin aldığı her aksiyon çalışanı mutlu etmektense sadece para getiren müşterileri mutlu etmek üzerine oluyor. Yaşanan öğretmen – veli çatışmalarında her zaman “paraya sahip olanın” tarafı tutuluyor.

Çalışma saatleri ise en büyük sorunlardan birisi. Ortalama bir özel kurs veya kolejde, biraz daha iyi bir maaş alabilmek için haftada 7 gün çalışmak neredeyse zorunlu bir hale geliyor. Yönetim, bunu “isteğe bağlı” olarak sunsa da, ekonomik şartlar nedeniyle bu “istek” çoğu öğretmen için bir mecburiyete dönüşüyor. Öğrenci memnuniyeti baskısı, düşük ücretler olmasına rağmen yüksek iş yükü gibi nedenler mesleği sevmekten çok, meslekte hayatta kalma çabasına dönüştürüyor.

Eğitim, toplumun temel direklerinden biri. Ancak bu direği ayakta tutan öğretmenler özel sektörde çoğu zaman en kırılgan ve en güvencesiz çalışanlar haline getiriliyor. Bunların üstüne durum sadece kurumda çalışan öğretmenlerle kalmıyor. Kurumun daha düzgün işlemesini sağlayan diğer emekçilerin de hor görüldüğüne şahit oluyorum. Kurum sahibinin “Aman hocam ‘bunlardan’ hastalık kapmayın” diye bir ifade kullanıp emekçi insanları aşağılık olarak görmesi de cabası.

Kısaca, parası olanın sözünün değere bindiği, hayatı ortalama seviyede yaşabilmek için haftanın 7 günü çalışıldığı, emekçilerin değersizleştirildiği bir ortam var. Her ne kadar mesleğimi severek ve isteyerek yapsam da sistemin bu şekilde işliyor olması motivasyon ve istek kaybına sebep oluyor.

Önceki İçerikBir Grev Gözlemi
Sonraki İçerikKampüslerde erkek şiddetine karşı etkin CİTÖK, hemen şimdi!