İnsanca Barınmak İstiyoruz!

Türkiye gündemi bu günlerde “Süleymancılar” tarikatına yönelik operasyonlarla çalkalanmakta. Dile kolay: külçe külçe altınlar, yüz milyonları bulan maddi kaynak, şehir ve hatta ülke sınırlarını aşan bir örgütlülük düzeyi… Çalkalanıyor çalkalanmasına da, biz gençler tüm bunlardan haberdardık zaten. Tarikat yapılanması gerçekliğini biz medyadan öğrenmiyoruz, bizzat yaşıyoruz.

17-18 yaşlarında, emekçi bir aileden gelen bir genç olduğunuzu hayal edin. Yıllarca çalışarak, binbir emekle bir üniversite kazanıyorsunuz. Yalnız bir sorun var, kazandığınız okul yaşadığınız şehirde değil. Üniversitelerin çoğunun ya kendi yurtları yok ya da kapasiteleri oldukça sınırlı, yerleşmeniz mümkün değil. “Devlet yurdunda kalayım” derseniz onların da hali ortada. Hasbelkader bir devlet yurduna yerleşebilseniz bile fiyatları KYK bursunun üçte birine dayanıyor. Beslenmesi, ulaşımı derken KYK bursu da yetmiyor; hele hele her an asansörlerin bozulması, tavanların düşmesi riski göz önünde bulundurulunca. Tanımadığınız, bilmediğiniz bir şehirde bir de üstüne kiralar ateş pahasıyken eve çıkmak bir seçenek bile değil.

İşte tam bu noktada “imdadınıza” cemaat yurtları yetişiyor. Ucuz olmaları bir yana, mütedeyyin bir aileden geliyorsanız ailenizin şu veya bu cemaate güvenmesi ve sizi “manevi olarak geliştireceğini” düşünmesi sebebiyle bir anda kendinizi cemaat yurdunda buluveriyorsunuz. Oysa kazın ayağı öyle değil. Tarikat yurtlarında her türden baskı ve şiddete maruz kalan gençler akla hayale sığmayan güçlüklerle -pek çok zaman tek başlarına- mücadele etmek zorunda kalıyor, en acı durumlarda hayattan koparılıyorlar. 2022 yılında kaybettiğimiz Enes Kara bu gerçekliğin maalesef en yalın örneği.

Bizim gerçekliğimiz bu işte. Ekonomik kriz, barınma sorunu, geleceksizlik; rejimin yarattığı tüm bu krizler bizleri cemaat yurtlarına mahkum ediyor. Rejimin iç çekişmelerinde ve rant paylaşımlarında hangi tarikatın ipini çektiğiyle ilgilenmiyoruz biz. Parasız, nitelikli yurtlarda insanca barınabilmek istiyoruz. Rejim kamu kaynaklarını rantı paylaşmak için tarikatlara peşkeş çekerken, işte bu en temel hakkımızdan mahrum bırakıyor bizi. Tüm bu “görkemli” operasyonların ardındaki gerçek bu işte: emekçi halktan çalınan kaynağın nereye gittiğinin ufak bir fragmanı.

Önceki İçerikYKS 2026 sonuçları açıklandı: Gençlik mücadeleyi tercih etmek zorunda