Emperyalist savaş örgütü NATO, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da toplanacak. Rejim bu toplantının olabildiğince sorunsuz geçmesi, herhangi bir kitlesel seferberliğin ortaya çıkmaması için olağanüstü hal ilan etti, zirvenin gerçekleşeceği tarihlerde Ankara’da şehrin bütün ana arterlerini kapatıp 60 bine yakın kolluk kuvvetiyle hayatı durdurma kararı aldı. Bu süreçte çoğu sosyalist örgütlerin, gençlik örgütlerinin, demokratik kitle örgütlerinin üyesi olan yüzlerce kişi NATO’yu protesto ettiği için gözaltına alındı, yine onlarcası “silahlı terör örgütüne üyelik” gibi suçlamalarla tutuklandı. Soruyoruz: NATO’dan büyük silahlı terör örgütü var mıdır?
Kurulduğu günden bu yana NATO, dünyanın her bir yanında, Vietnam’da, Afganistan’da, Yugoslavya’da, Libya’da, Ortadoğu’da ve saymakla bitmeyecek birçok yerde Batı emperyalizminin çıkarları için ülkeleri yıkıma sürüklemiş, halkların üzerine bombalar yağdırmış, müttefikleri dahil pek çok ülkede özel harp taktikleriyle sosyalistlere karşı korkunç katliamlar uygulamıştır. Peki, bütün bunlar NATO üyesi Türkiye’de yaşayan bizleri neden ilgilendiriyor? Neden gençler olarak NATO’dan ve emperyalizmden kopuşu savunmak zorundayız? NATO bizi düşmanlarımızdan koruyan bir savunma ittifakı değil midir?
Yalnızca 2026 yılında bile NATO’nun başını çeken ABD ve himayesindeki Siyonist İsrail devletinin saldırganlıkları saymakla bitmez ancak bunların en tazesi olan İran’a yönelik saldırganlığı hatırlayalım. ABD, soykırımcı İsrail’in güvenliğini bahane ederek başlattığı bu savaşın daha ilk günü olan 28 Şubat’ta bir ilkokulu bombalayıp 120’si çocuk 156 sivili katletmişti. Henüz nihai bir noktaya ermemiş (ancak ABD’nin kaybettiği su götürmez bir gerçek olan) bu savaşta binlerce İranlı ABD ve İsrail bombalarıyla katledilirken Türkiye’nin Kürecik radar üssünden İsrail’e istihbarat sağladığı ise bir sır değil. Yanı başımızdaki halkları katleden bu savaş makinesinin suçlarına ortak olmamak için Türkiye’deki bütün ABD ve NATO üsleri kapatılmalıdır.
İşin bir de içerideki boyutu var. Türkiye gibi emperyalizme bağımlı ülkelerde gençliğin yakıcı sorunları benzerdir. Her geçen gün artan yoksulluk, işsizlik, geleceksizlik, artan baskılar bizleri umutsuzluğa sürüklüyor. Peki, bütün bunlar başımızdakiler beceriksiz yöneticiler oldukları için mi? İşçilerin, emekçilerin, gençlerin, kadınların hayatlarını kolaylaştırmak açısından gerçekten beceriksizdirler ancak bu tam olarak burjuva hükümetler emperyalist işbölümündeki görevlerini yerine getirdikleri içindir. Ülkenin tüm kaynakları emperyalizme peşkeş çekilirken, dış borç ödemeleriyle ülke ekonomisi her gün daha fazla dışa bağımlı hale gelirken, yerli burjuvazi emperyalizmin bu işbölümüyle ceplerini doldururken; emekçiler ve gençler her gün artan baskılar, güvencesiz işler, uzun çalışma saatleriyle yüzleşiyor. Emperyalizmden tam bir kopuş için dış borç ödemelerinin durdurulmasını ve kaynakların emekçi halk için kullanılmasını talep etmek zorundayız.
NATO’nun bir savunma ittifakı olduğu yalanı ise ABD’nin giderek artan saldırganlık politikalarıyla faş olmaya devam ediyor. Gazze’de 2023’ten beri süren soykırım, Venezuela devlet başkanı Maduro’nun uzun yıllardır benzeri görülmemiş bir haydutlukla kaçırılması ve elbette İran’a yönelik saldırganlık savaşı… Bütün bunlar, gerilemekte olan ABD emperyalizminin egemenlik krizini aşma umuduyla dünyayı kaosa sürüklemekten kaçınmadığını gösteriyor.
Ankara’da yapılması planlanan toplantıda yeni saldırganlık ve yağma planlarından başka bir şey konuşulmayacağını biliyoruz. Bu toplantının yapılmasını engellemek gençlerin, işçilerin, emekçilerin elinde. NATO’dan çıkılması ve üslerin kapatılması, dış borç ödemelerinin durdurulması, NATO’nun ve himayesindeki Siyonist İsrail’in insanlığa karşı suçlarının durdurulması için seferber olmak zorundayız. Bunun yolu ise Rus ya da Çin emperyalizmlerinin kuyruğuna takılmaktan değil, dünya işçi sınıfının enternasyonal mücadelesini inşa etmekten, büyütmekten geçiyor.
























