İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu 4 Aralık’ta İngilizce, Almanca ve Fransızca birimleri için yapılacak öğrenci temsilcisi seçimlerini duyurdu. Ama bu seçim demokratik bir seçimin asgari şartlarını dahi sağlamaktan uzak, katılımı engelleyen, şeffaflıktan yoksun, öğrenci iradesini hiçe sayan bir “oldubitti” girişimidir.
Dijital iletişimin bu denli güçlü olduğu bir dönemde; öğrencilere tek bir e-posta atılmadı, SMS gönderilmedi ve sosyal medya hesaplarından tek bir paylaşım dahi yapılmadı. Duyuru, sadece öğrencilerin günlük akademik hayatın yoğunluğu içinde düzenli olarak kontrol etmediği yüksekokulun internet sitesinde yapıldı. Bu yapılan basit bir iletişim eksikliği değil, çok açık bir karartma politikasıdır. Duyurunun başvuru süreci başladıktan sonra yapılması ise bunun ayrı bir göstergesidir. Tüm bunlar olası adayların seçimden haberdar olmasını ve hazırlanmasını imkansız hale getirerek seçme ve seçilme hakkını hiçe saymaktadır. Bu süreç ayrıca göstermektedir ki seçim sadece yönetimin “kulağına fısıldadığı”, önceden belirlenmiş ve “haberi olan” belirli kişilerin katılımı için hazırlanmıştır. Böylesi bir eşitsizliğin olduğu yerde demokrasiden değil, sadece tiyatrodan bahsedilebilir.
Son olarak belki de yüzlerce öğrencinin oy kullanması beklenen seçime ayrılan süre sadece 1 saat oldu. Ders yoğunluğu, ulaşım ve kampüs yaşamının yoğunluğu içinde verilen 1 saat öğrencilerin oy vermesini neredeyse imkansız hale getiriyor. Bu tercihin katılımı düşürmek ve temsiliyeti zayıflatmak için yapılan bilinçli bir tercih olduğu açıkça belli oluyor.
Üniversitede demokratik bir ortam tesis etmek, bürokratik prosedürleri yerine getirmekten ibaret değildir. Temsiliyet; şeffaflık, açıklık ve geniş katılım gerektirir. Kapalı kapılar ardında planlanan, öğrenciden kaçırılan ve meşruiyeti olmayan bu seçim sürecinin öğrencilerin iradesini yansıtması mümkün değildir. Usulsüz seçimler son bulmalı, gerçek ve adil bir seçim ortamı sağlanmalıdır.



