Eğitimin piyasalaşmasına hayır

Ben geçen ay üniversite sınavına girmiş 18 yaşında bir gencim. Son bir yılım, hatta tüm lise hayatım bu sınava hazırlanarak, sinir ve stres içerisinde geçti. Arkama dönüp baktığımda, en güzel gençlik yıllarımı karşılığını alıp alamayacağım bile meçhul olan bir sınav için harcadığımı görüyorum.

Bu sürecin tek yorucu kısmı sürekli bir şeyler yetiştirmeye çalışmak, rekabet etmek veya stresten uyuyamamak gibi manevi zorluklardan ibaret değil. İşin bir de can sıkıcı maddi boyutu var. Eğitim devlet eliyle kamusal bir hak olmaktan çıkarılıp tamamen ticari bir sektöre dönüştürüldü. Okulların içi boşaltıldı, eğitimde özelleştirmenin önü açıldı ve onların gözünde öğrenciler artık müşteri halini aldı. Her yıl zamlanan test kitapları ve deneme sınavları yetmiyormuş gibi bir de “dershane, özel ders veya koçluk olmadan sınav kazanılmaz” denilerek sürekli eksik ve geri kalmış hissettiriliyoruz. Geleceğimizin bağlı olduğu birkaç saatlik sınav için ortaya bir ton para dökmek zorunda kalıyoruz. Eğitimi tamamen ticarileştirdikleri için parası olanın daha rahat hazırlandığı bir düzen var. Bizim gibi kısıtlı imkanlara sahip olanların bir diğer büyük derdi ise, ailelerimizin yaptığı fedakarlıklar yüzünden mahcup hissetmek ve bu yüzden iki katı stres yaşamak.

Üstelik bu stres sadece evle de sınırlı kalmıyor. Akrabasından komşusuna herkesin bizi başkalarıyla kıyasladığı; yaptığımız netlerle, kazandığımız okullarla yargılandığımız bu iklimde sadece kendimiz için bile karar veremiyoruz. Ayrıca bunca emeğe rağmen, yarın bir gün hakkımızın yenilip yenilmeyeceğini, liyakatin olup olmadığını bile bilmiyoruz. Tüm hayallerimiz ve geleceğimiz, iktidarın bu adaletsiz ve vizyonsuz eğitim sistemine bağlı durumda.

Tam da bu yüzden bizler artık sadece bu stresi çekip susmak istemiyoruz. İnsanca bir gelecek için net taleplerimiz var. Eğitim bir ticaret alanı, bizler de müşteri değiliz. Parası olanın öne geçtiği bu adil olmayan düzene son verilmeli, tüm özel eğitim kurumları kamulaştırılmalı ve eğitim tamamen ücretsiz olmalıdır. Bizi gelecekte ucuz iş gücü olarak patronların önüne atmayacak, torpilsiz bir gelecek güvencesi istiyoruz. Geleceğimizi ve gençliğimizi bu çarpık çarkların arasında harcamayı reddediyoruz.

 

Bir Zırhlı Tren okuru

Önceki İçerikGençliğin savaş ittifakına reddiyesi