Tek adam rejiminin kendi suretinde yarattığı minik adamların üniversitelerimizi talan ettiği bu dönemde öğrenci olmak giderek vahimleşiyor. Öğrenciler olarak okullarımızın geldiği durumun her geçen gün daha da bayağı bir hal aldığını görüyoruz. Sistemin ihtiyaçlarına göre şekillendirilen yaşantımız 10 yıl sonrasını bile hayal etmemizi zorlaştırıyor. Böyle bir ortamda okullarımızın hala şaşaalı tanıtımlarının yapılması birçoğumuzu saklanan gerçekleri teşhir etme isteğiyle dolduruyor. Bu fikrin vücut bulmuş haline Boğaziçi öğrencileri olarak son yıllarda “Alternatif Tanıtım” ismini vermeye başladık.
Sistemin hayatlarımızda yarattığı çatlaklardan bihaber olan genç arkadaşlarımız, her yaz kampüslere büyük bir heyecanla akın ediyor. Birçok üniversitede yapılan “Tanıtım Günleri”ne gelen bu dostlarımız, yönetim tarafından taze kan olarak görülerek bir güzel ağırlanıyor. Bu esnada orada burada duydukları sıkıntılardan neden hiç bahsedilmediğini düşünmeye başlıyorlar. Biz de tam bu aşamada filtresiz bir anlatım sunabilmek adına kampüste yerimizi alıyoruz. Arkadaşlarımızın bilmesi gerekenleri bildiğinden emin olduktan sonra bu okula adımlarını bilinçli bir şekilde atmalarını istiyoruz. Akademisyen kıyımını, yurt krizini, öğrencisizleştirme projesini anlatıyoruz. Bunların yanında elimizde kalan en büyük değer olarak öğrenci dayanışmasının varlığını da anlatıyoruz tabii. Üniversitedeki yıllarımızın ötesine de taşınabilen bu değerin ne anlama geldiğini birlikte tartışıyoruz. Öğrenci Temsilciliği Kurulu’ndan ördüğümüz bu etkinlikte adayların tercih edeceği bölümlerden öğrencilerle de buluşmasını sağlıyoruz. Bölüm özelinde hâlâ tutunabildikleri değerlerin neler olduğunu bu şekilde daha ayrıntılı öğrenebiliyorlar.
Alternatif Tanıtım fikrinin mucidi biz değiliz. Bu dayanışma eylemi bizden önce de yapıldı, bizden sonra da yapılacak. Örneğin bizim kampüsümüzde Robert Koleji Yüksek Okulu zamanlarındaki Öğrenci Birliğinin yayınlarından 2009 Boğaziçi ÖTK’sının tanıtım masası açmasına kadar bu fikrin farklı uygulamaları var. Her dönemin teşhir edilmesi gereken problemleri olması her ne kadar üzücü olsa da öğrencilerin her seferinde dayanışmayı sürdürebildiğini görmek bizlere umut veriyor. Bu doğrultuda, kayyumlara karşı verdiğimiz mücadeleyi en geniş çevrelere ulaştırabilmek için çaba sarf etmeye devam edeceğiz.
Boğaziçi Politikadan bir öğrenci























