Boğaziçi Üniversitesi’nde kayyum yönetim ve YÖK’ün resmi seçimlere yönelik engellemelerine karşı ÖTK tarafından yürütülen fiili seçimlerde öğrenci temsilciliği için aday olan arkadaşlarımızdan aday olma motivasyonlarını sorduğumuzda aldığımız yanıtları sizlerle paylaşıyoruz.
Politika bölümü hazırlık öğrencisi temsilci adayı:
ÖTK’yı daha önce duymuş olsam da Boğaziçi’ne geldikten sonra işleyişi ve amacı hakkında daha fazla bilgi edinebildim, deneyimledim. ÖTK, benim gibi hazırlık ve yeni girişlilere okul başladığı gibi ulaştı, iletişimi sürdürerek kitleselliğini göstermiş oldu. Seçimlerin yenilenmesi gereken dönemde kayyum yönetim tarafından keyfi bir şekilde yeni ÖTK seçimleri ertelenmiş olsa da hem kitlesel bir öğrenci birliği hem de özellikle ÖTK ile yeni tanışmış biz hazırlıklar için kendimizi temsil edeceğimiz, taleplerimizi söylemekten çekinmeyeceğimiz bir yer olarak ÖTK’da ısrarcı olmamız gerektiğini düşünüyorum. Kampüslerimizin, alanlarımızın her noktasına dilediğince elini uzatan kayyum yönetime karşı taleplerimizi duyuracağımız, Boğaziçi’ndeki her bir öğrencinin sesini duymamızı sağlayacak tabandan örgütlenen bir yapı olarak ÖTK’nın üniversitede öğrenci denetimi için önemli bir araç olduğuna inanıyorum bu yüzden işlerliğinin devamı için aday oldum.
Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümü öğrencisi temsilci adayı:
Elektrik-Elektronik Mühendisliği 1. sınıfım. Yıllardır resmi seçimleri gerçekleşen ve okulumuzda öğrenci denetiminin ana aracı olan Öğrenci Temsilciliği Kurulu’nun bu yıl resmi seçimlerinin gerçekleşmemesi üzerine fiili ÖTK adayıyım. Kampüslerdeki ortak alanlarımızdan ana dilde ve nitelikli eğitime kadar öğrencilerin de söz hakkının bulunması gerektiğini düşünüyorum ve bu söz hakkı için ÖTK’nın gerekliliğini savunuyorum.
Dilbilim bölümü hazırlık öğrencisi temsilci adayı:
ÖTK, öğrencilerin faaliyet gösterdikleri yer olan üniversitelere doğrudan bağlı olduğundan dolayı bir örgüt olarak özel bir önem taşıyor. İşçilerin kendi çalışma alanlarında, sendikalarda örgütlenmesi gibi, öğrenciler de okullarında ÖTK’de örgütlenmelidir. ÖTK aracılığıyla öğrenciler, taleplerini dile getirebilmenin yanı sıra üniversitenin yönetiminde söz sahibi de olabilirler; öğrenci denetimini sağlayarak okullarında ve ortak yaşam alanlarında rektörlüğe karşı alternatif bir yönetim oluşturabilirler. Bu sene yaptığımız fiili ÖTK seçimleri özel bir öneme sahip; çünkü ÖTK artık meşruiyetini yasadan değil, doğrudan öğrenci tabanından alıyor. Ben de ÖTK temsilciliğini önemli bir mevzi olarak görüyorum. Bu sebepten dolayı, hazırlıktaki arkadaşlarımın sesini yönetim kademelerine taşımak ve tepeden inme kararlara karşı öğrenci iradesini hâkim kılarak üniversitede öğrenci denetimini sağlayabilmek adına ÖTK temsilciliğine aday oldum.
Felsefe bölümü öğrencisi temsilci adayı:
Benim ÖTK temsilcisi adayı olmamdaki temel sebep öğrencilerin kendi hayatları üzerinde karar hakkına sahip olması gerektiğini düşünmemdir. Şunu hatırlamalıyız ki eğer kendi hayatlarımız üzerinde biz kontrol sahibi olamazsak, bu görevi atanmış ve hiçbir meşruiyeti olmayan insanlar yerine getirecektir. Aynı şu anda olduğu gibi. ÖTK aracılığıyla taleplerimize cevap bulabileceğimizi düşünüyorum. Temsilciler aracılığıyla diğer bölümlerle iletişim kurabileceğimizi ve bu şekilde üniversite düzeyinde örgütlenerek taleplerimizi gerçekleştirebileceğimize inanıyorum. Ancak örgütlü bir şekilde taleplerimizi gerçekleştirebiliriz. Fakat bu sadece temsilciler aracılığıyla olamaz; temsilci olmayan öğrencilerin aktif katılımı gerekli. ÖTK bünyesinde yapmak istediğimiz birçok çalışma için temsilciler yeterli olmayacaktır. Aynı zamanda temsilcilerin bölümdeki talepleri öğrenebilmesi için bölüm yönetimine öğrencilerin aktif katılımı gerekli.
Politika bölümü hazırlık öğrencisi temsilci adayı:
Öz örgütlenme biçimlerinin siyasi mücadelemizde sağladığı olanakların sol çevrelerce yeterince kabul edilmemesi beni adaylığa iten ilk sebep oldu. Örgütlerin gençlik kolları ile öğrencilerin öz örgütlenmelerinin harekete geçirebileceği potansiyel kitle, genele vurulduğunda yarıştırılamayacak kadar farklı. Ortalama bir öğrenci gözündeki meşruiyeti inşa etmenin en etkili yolu örgütlenmeyi tabandan yükseltmekten geçiyor. Bunun başarıldığı -yani ÖTK’ların kurulduğu- gerçeklikte ise bize düşen, bu kitle örgütleri aracılığıyla savunularımızı sunarak öğrencileri politize etmek. ÖTK’ları kullanmadan bunu yapmaya çalışmak hasat edilmemiş buğday başaklarından teker teker ekmek yapmaya benziyor. Ben ve arkadaşlarım da tam olarak bu gerçekliği görerek bilinçli bir adaylık sürecinde bulunduk.

























