Home Manset Boğaziçi’nde Fiili Meşru ÖTK Seçimleri

Boğaziçi’nde Fiili Meşru ÖTK Seçimleri

Geçtiğimiz Kasım-Aralık aylarında yapılması gereken resmi ÖTK (Öğrenci Temsilcileri Kurulu/Konseyi) seçimlerinin yapılmamış olmasına karşı Boğaziçi ÖTK, seçimlerin akıbetine dair uzun bir süredir okul yönetiminden bilgi edinmeye çalışıyordu. Bahar döneminde kayyumluğun uzun sessizliğinin bozulmasının ve YÖK mevzuatında yapılacak değişiklik bahane edilerek seçimlerin yapılmayacağının açıklanmasının ardından ÖTK aldığı Genel Kurul toplantısında fiili seçimlerin yapılması kararı alındı ve bu yönde bir seferberlik örmeye başladı.

Her fakülteden temsilcilerle bir seçim kurulu kuruldu, seçim süreci boyunca faaliyet yürütmek için bütün Boğaziçi öğrencilerine açık bir kampanya grubu oluşturuldu. Kampanya grubu aracılığıyla seçimler boyunca bildiriler hazırlanıp sınıflara ve yemekhanelere dağıtıldı, kampüslere ve okul çevresinde çeşitli yerlere  afiş ve stickerlar asıldı, hazırlık öğrencileri Anadolu Hisarı kampüsünde çokça kez ÖTK seçim masası açtı.

Tüm bu çalışmalar yürütülürken adaylık başvuruları açıldı ve neredeyse bütün bölümlerden yüzlerce lisans ve hazırlık öğrencisi seçimlerde aday oldu. Seçim istatistiklerine bakacak olursak: 34 bölümünden 32’sinde en az birer aday çıktı. Aday çıkaran 32 bölümden 27’sindeyse seçim katılım barajı olan %30’un üzerinde katılım görüldü ve okul genelinde üç bin öğrenciyi aşkın bir katılımla 95 bölüm temsilcisinin genel kurulu oluşturduğu bir seçim başarıyla gerçekleştirilmiş oldu.

Okul genelinin %38’inin katılımıyla gerçekleşen bu seçim bizlere oldukça önemli bazı şeyler gösterdi. Bunlardan ilki öğrenciler tarafından ilmek ilmek örülen bu seçimlerin ÖTK’nın YÖK’ün çizdiği sınırlarda kalan yetersiz bir yapı olduğu argümanını yıkması oldu. Uzun bir süredir üniversitelerdeki mücadele aracı olarak işaret ettiğimiz ÖTK’lara dair en sık kullanılan karşı argümanlardan bir tanesi de ÖTK’ların resmi mevzuatlarda bulunmaları sebebiyle rejimin çizdiği sınırlara takılan ve seferber edici rol üstlenemeyecek bir kurum olduğuydu. Oysa YÖK ve kayyum yönetim işbirliğiyle yürütülen her türlü yasaklama ve engelleme girişimine rağmen Boğaziçi öğrencileri fiili seçimleri örgütleyerek ÖTK’nın kitlelerin yüzünü döndüğü gerçek bir mücadele aracı olmasının önünde hiçbir ilkesel engel olmadığını göstermiş oldu. ÖTK’ların sermayenin ve rejimin üniversitelerdeki saldırılarıyla mücadele eden bir araç olmasının önündeki büyük engellerden birisi de onun içerisinde bu perspektifle hareket edebilecek yapıların politikalarını kitle örgütlerine taşımak yerine gövdelerini büyütmeye yönelik faaliyetleri tercih ediyor olmalarıdır.

Kayyum rektörün resmi mevzuata dayandırdığı ayak oyunlarına ve bütün yasaklamalara rağmen gerçekleştirilen bu seçimler öğrencilerin kampüslerinde ve bölüm gruplarında bir araya gelerek ne yapmaları gerektiğine dair tartışmalara sebep oldu. Katılım oranları da göz önünde bulundurulunca kitlelerde bir karşılık bulduğu rahatça söylenebilecek olan bu fiili seçim süreci kitlelerin bir nebze seferber olmasına ve girdikleri tartışmalarla politize olmalarına neden oldu. Zırhlı Tren olarak bizler de bulunduğumuz her alanda ÖTK’nın devamlılığının mücadelemiz açısından neden gerekli olduğunu ve üniversitelerde nasıl mücadele aygıtlarına ihtiyaç duyduğumuzu tartıştık. Aynı zamanda bölümlerimizde temsilcilik için aday olduk ve süreç boyunca seçimi en geniş kitlelere ulaştırabilmek için ÖTK içerisinde birçok çalışmaya katıldık.

Bulunduğumuz her alanda özgür emekçiler üniversitesi mücadelesinde öğrencilerin elindeki en önemli araçlardan bir tanesi olarak gördüğümüz ÖTK’ların inşası için var gücümüzle çalışıyoruz. Kampüslerimizdeki eylemlerde bir ağızdan attığımız ‘’Kayyumlar gidecek, biz kalacağız!’’ sloganının gerçekliğe kavuşması için üniversitelerimizde rejimin kuklalarının değil, öğrenci ve emekçilerin sözünün geçmesini sağlayacak, okul yönetiminde öğrenci denetimi hedefimizi gerçek kılabilecek ÖTK’lar için herkesi mücadeleye davet ediyoruz.