Üniversitelerde lgbti+ların mücadelesini yükseltelim!

Eylül ayında üniversiteler açıldı. Üniversiteler açılırken bir yandan da Aile ve Nüfus On Yılı kapsamında “Ailem Güvende” operasyonlarıyla 15 ilde lgbti+lara yönelik saldırılar gerçekleşti. Bu saldırılar, kapitalizme ve erkek egemen sisteme kökten bağlı Tek Adam rejiminin kendi çıkarları için uyguladığı aile politikaları doğrultusunda yapılan sistematik saldırıların bir parçası.

Ülke genelindeki saldırıların elbette üniversitelerde de tezahürü var. “Ailem Güvende” operasyonlarıyla lgbti+ların ve onların örgütlenmelerinin birçok sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi. Bunların arasında İTÜ, YTÜ, Boğaziçi, Hacettepe gibi üniversitelerdeki lgbti+ topluluklarının sosyal medya hesapları da vardı.

Bu saldırılar yeni değil. Lgbti+ örgütlenmelerinin sosyal medya hesapları uzun süredir linç kampanyalarıyla hedef gösteriliyordu. Üstelik baskılar yalnızca sosyal medyayla sınırlı kalmıyor, hayatın her alanına yayılıyor.

Üniversitelerde kayyumlar yoluyla lgbti+ öğrencilerin görünürlüğü silinmeye çalışılıyor; kendilerini ifade edebilecekleri kulüpler ve topluluklar kapatılıyor, örgütlenme alanları daraltılıyor. Kampüslerde kendilerini ifade etmeye çalışan lgbti+ öğrenciler ise üniversite yönetimleri, güvenlik birimleri ya da diğer öğrenciler tarafından baskı ve aşağılamaya maruz kalıyor.

Lgbti+ öğrencilerin başını çektiği eylemler de bu baskıdan nasibini alıyor. Birçok okulda sembolik bir Onur Ayı yürüyüşü yapmak bile imkânsız halde. Yapılmaya çalışıldığında ise kampüslerin içine polis yığılarak öğrenciler sert müdahalelerle karşılaşıyor.

Lgbti+ öğrencilerin yaşadığı bu baskılar, üniversitelerde örgütlenme ve kendini ifade etme hakkına yönelik daha genel saldırılardan ayrı düşünülemez. Lgbti+ kulüp ve topluluklarının kapatılması da öğrencilerin örgütlenme alanlarının, yani gündelik siyaset kanallarının daraltılmasının bir parçası olarak da ele alınmalı.

Tüm saldırıların merkezi olan Tek Adam rejimine ve rejimin atadığı kayyumlara karşı kurtuluş için yine lgbti+ların örgütlenip mücadele etmesi şart. Üniversitelerde lgbti+ların bir araya gelerek oluşturduğu topluluklar; lgbti+ öğrencilerin dayanışma ağları kurabilmesi, yaşadıkları sorunların görünürlüğü ve baskıların sona ermesi gibi talepler çerçevesinde mücadelenin önemli araçlarından biri.

Bu noktada lgbti+ öğrencilerin mücadelesi oldukça önemli ancak tek başlarına oldukları sürece baskıların sona ermesi için yeterli değil. Rejime karşı mücadele etmenin yolu, rejimin baskılarından ve kayyum politikalarından etkilenen herkesin ortak talepler etrafında mücadele etmesinden geçiyor. Bu sebeple üniversitelerdeki lgbti+ların mücadelesi ve bu mücadelenin gündeme getirdiği zorunluluklar, öğrencilerin geneliyle ortak talepler etrafında örülen bir mücadele hattına işaret ediyor.

Önceki İçerikZırhlı Tren 2026-2027 Acil Eylem Programı